Sınırlar ayırdı, Ata toprağı birleştirdi
Süleymanpaşa’ya bağlı Semetli Mahallesi, Türk ve Yunan halklarının ortak geçmişine uzanan tarihi ve duygusal bir buluşmaya sahne oldu. Yaklaşık bir asır önce nüfus mübadelesiyle birbirinden ayrılan ailelerin torunları, atalarının hatıralarını yaşatmak için aynı harman sofrasında buluştu. Geleneksel kırçma etkinliğinde geçmişin acıları, yerini dostluk ve barış mesajlarına bırakırken, gökyüzüne beyaz güvercinler salındı, kardeşliğin kalıcı simgesi olarak zeytin fidanı dikildi.
Murat Akbay
Muhabir
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Süleymanpaşa ilçesine bağlı Semetli Mahallesi’nde düzenlenen “Semetli Köyü Kırçma Buluşması”, Türkiye ile Yunanistan arasında 1923 yılında gerçekleştirilen nüfus mübadelesinin kuşaklar boyunca taşınan hatıralarını yeniden gün yüzüne çıkardı. Yıllar önce atalarının terk etmek zorunda kaldığı topraklara gelen Yunanistanlı konuklar, Türk mübadil torunlarıyla aynı sofrayı paylaşarak geçmişten geleceğe uzanan dostluk köprüsünü güçlendirdi. Trakya ve Işıklar Köyü Selanik Mübadilleri ile Balkan Türkleri Derneği, 16 Balkan Köy ve Mahallesi Dayanışma Platformu ve Semetli Köyü Muhtarlığının iş birliğiyle gerçekleştirilen buluşmada, yalnızca geleneksel bir hasat kutlaması yapılmadı. Aynı zamanda iki ülkenin ortak tarihinden kalan hüzünlü hatıralar anıldı, kültürel bağların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği vurgulandı.

ATALARININ TOPRAKLARINA BİR ASIR SONRA GERİ DÖNDÜLER
Yunanistan’dan Semetli’ye gelen mübadil torunları için buluşma, sıradan bir kültürel etkinliğin çok ötesinde anlam taşıdı. Aile büyüklerinden dinledikleri köyleri, sokakları ve toprakları görme fırsatı bulan konuklar, kendilerine aktarılan hatıraların izini sürdü. Bir zamanlar aynı coğrafyada yaşayan, ancak mübadele nedeniyle farklı ülkelerde yeni hayatlar kurmak zorunda kalan ailelerin torunları, aradan geçen yaklaşık bir asrın ardından Semetli’de buluştu. Geçmişte yaşanan ayrılıkların ve zorunlu göçlerin izleri, bu kez ortak sofrada paylaşılan ekmek, türküler ve dostluk mesajlarıyla hatırlandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile Yunanistan Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, iki halkın ortak kültürel mirasına dikkat çekildi.

KIRÇMA SOFRASINDA BEREKET VE KARDEŞLİK BULUŞTU
Etkinliğin merkezinde, Trakya ve Rumeli kültürünün köklü geleneklerinden biri olan Kırçma yer aldı. Hasat döneminin tamamlanmasının ardından kurulan Kırçma sofrası, toprağın bereketine şükretmeyi, üretimde emeği geçenleri bir araya getirmeyi ve dayanışma kültürünü yaşatmayı amaçlıyor. Geçmişte köy halkının ortak emeğini ve paylaşımını simgeleyen bu gelenek, Semetli’de düzenlenen buluşmayla farklı bir anlam kazandı. Türk ve Yunan mübadil torunlarının aynı sofrada buluşması, Kırçma'yı iki halk arasında dostluk ve barışın simgesine dönüştürdü.
CEYLAN: BU GELENEK PAYLAŞMANIN VE DAYANIŞMANIN RUHUDUR
Trakya ve Işıklar Köyü Selanik Mübadilleri ile Balkan Türkleri Derneği Başkanı Olcay Ceylan, Kırçma geleneğinin Rumeli ve Balkan toplumlarının ortak yaşam kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Kırçma'nın hasat sonrasında bereket için şükretmek amacıyla kurulan geleneksel bir sofra olduğunu anlatan Ceylan, bu geleneğin yalnızca yemek paylaşımından ibaret olmadığını ifade etti. Ceylan, “Bu sofrada tarla emeği karşılığını bulur. Dualar edilir, paylaşmanın, imecenin ve dayanışmanın ruhu birlikte yaşatılır. Bugün Semetli'de bu geleneği yeniden yaşatmanın mutluluğunu ve gururunu duyuyoruz” dedi. Buluşmanın düzenlenmesine katkı sağlayan kurumlara teşekkür eden Ceylan, özellikle Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer'in kültürel mirasın korunmasına verdiği desteğin önemine dikkat çekti.
YUNANİSTAN’DAN GELEN KONUKLAR DUYGULARINI GİZLEYEMEDİ
Etkinliğin en anlamlı konuşmalarından birini Yunanistan Nea Rodosto Belediye Başkan Yardımcısı Lagos Nikos gerçekleştirdi. Atalarının geçmişte yaşadığı topraklara gelmenin kendileri için büyük anlam taşıdığını belirten Nikos, Semetli’de gördükleri misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Nikos, “Zamanında dedelerimizin yaşadığı bu güzel toprakları ziyaret etmek bizleri çok duygulandırıyor. Bu ziyaretleri yapabildiğimiz için kendimizi çok şanslı hissediyoruz” ifadelerini kullandı. Kendilerine gösterilen yakın ilgi nedeniyle Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer'e, muhtarlara ve organizasyonda emeği bulunan herkese teşekkür eden Nikos'un sözleri, buluşmanın taşıdığı tarihi ve insani anlamı ortaya koydu.
YÜCEER: AYNI EKMEĞİ PAYLAŞMAK BARIŞIN EN GÜZEL ANLATIMIDIR
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer ise konuşmasında, Semetli’de kurulan Kırçma sofrasının yalnızca hasadın bereketini değil, nesiller boyunca taşınan ortak hatıraları da temsil ettiğini vurguladı. Yüceer, toprağın bereketiyle insan emeğinin buluştuğu bu geleneğin Trakya'nın dayanışma kültürünü yansıttığını belirterek, “Bu sofrada yalnızca ekmeğimizi, lokmalarımızı bölüşmüyoruz; geçmişimizi, hatıralarımızı, acılarımızı, umutlarımızı ve geleceğe dair güzel dileklerimizi de paylaşıyoruz” dedi. Kırçma geleneğinin üretim, alın teri, imece ve paylaşmanın ortak sembolü olduğunu ifade eden Yüceer, insanların hasat sonunda bir araya gelerek berekete şükretmesinin Rumeli kültüründe özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Bu sofraların aynı zamanda sevinçlerin ve acıların paylaşıldığı kardeşlik buluşmaları olduğuna dikkat çeken Yüceer, Trakya'nın kültürel zenginliğinin temelinde de bu dayanışma anlayışının bulunduğunu kaydetti.
“MÜBADELE BİR BAVULA SIĞDIRILAN HAYATLARIN HİKAYESİDİR”
Konuşmasının önemli bölümünü 1923 nüfus mübadelesinin toplumsal hafızada bıraktığı izlere ayıran Yüceer, yaşananların yalnızca tarihi bir nüfus hareketi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Mübadele döneminde insanların doğdukları evleri, komşularını ve hatıralarını geride bırakarak yeni bir yaşama başlamak zorunda kaldığını hatırlatan Yüceer, bu ayrılığın Ege'nin her iki yakasında da derin acılar bıraktığını söyledi. Semetli ve Işıklar'ın Balkanlardan taşınan kültürel değerleri bugün de yaşatan yerleşim yerleri olduğunu ifade eden Yüceer, “Mübadele, söylemesi kolay ama yaşaması çok zor bir kelime. Düşünün, doğduğunuz evi, büyüdüğünüz toprağı, komşularınızı ve hatıralarınızı geride bırakıyorsunuz. Bir bavula sığdırabildiklerinizle yeni bir başlangıç yapıyorsunuz” diye konuştu. Yüceer, geçmişte yaşanan zorlukların unutulmaması gerektiğini ancak bu acıların yeni kuşaklara düşmanlık yerine barış ve dayanışma bilinciyle aktarılmasının önem taşıdığını vurguladı.
BİR ASIR ÖNCE AYRILAN YOLLAR SEMETLİ’DE BİRLEŞTİ
Türk ve Yunan mübadil torunlarının aynı sofrada buluşmasının taşıdığı anlam üzerinde duran Yüceer, yüz yıl önce yolları ayrılan ailelerin sonraki kuşaklarının bugün birbirlerine dostça el uzatmasının barış adına güçlü bir mesaj olduğunu dile getirdi. Geçmişten kalan hatıraların türkülerde, yemeklerde, fotoğraflarda ve aile büyüklerinin anlattığı hikâyelerde yaşamaya devam ettiğini belirten Yüceer, şunları söyledi: “Ne mutlu bize ki bir asır önce yolları ayrılan insanların torunları bugün aynı sofranın etrafında birbirlerinin gözlerinin içine bakabiliyor, aynı ekmeği paylaşabiliyor ve birbirlerine dostça el uzatabiliyor. İşte barış dediğimiz şey tam olarak budur” Yüceer, ortak tarihin acılarını hatırlamanın yeni ayrılıklar yaratmak yerine insanlar arasında anlayış ve yakınlaşmayı güçlendirmesi gerektiğine dikkat çekti.
“GEÇMİŞİN ACILARINI ÇOCUKLARIMIZA DÜŞMANLIK OLARAK BIRAKMAMALIYIZ”
Gelecek kuşaklara bırakılacak en önemli mirasın barış olduğunu ifade eden Yüceer, Mustafa Kemal Atatürk'ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinin bugün de yol gösterici olduğunu belirtti. Barışın yalnızca savaşın bulunmaması anlamına gelmediğini vurgulayan Yüceer, farklı kültürlerden insanların birbirlerinin acılarını anlayarak birlikte yaşayabilmesinin de barışın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Yüceer, “Bizim için barış, yalnızca savaşın olmaması değildir. Birbirimizin acısını anlayabilmek, farklılıklarımızla birlikte yaşayabilmek ve geçmişin yaralarını yeni kuşaklara düşmanlık olarak bırakmamaktır. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras budur” ifadelerini kullandı. Tekirdağ'ın göçlerle şekillenen kültürel yapısına da değinen Yüceer, Balkanların hatıralarını, Rumeli'nin türkülerini ve yeniden hayata başlamanın mücadelesini taşıyan kentin en büyük zenginliğinin insanları olduğunu kaydetti.
BARIŞ GÜVERCİNLERİ SEMETLİ SEMALARINA BIRAKILDI
Konuşmaların ardından gerçekleştirilen sembolik etkinlikler, buluşmanın en dikkat çekici anlarına sahne oldu. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer ile Yunanistan'dan gelen konuklar, barış ve özgürlüğü simgeleyen beyaz güvercinleri birlikte gökyüzüne bıraktı. Güvercinlerin Semetli semalarında süzülmesiyle iki ülke halkları arasındaki dostluğun sürdürülmesi yönündeki ortak temenniler bir kez daha dile getirildi. Programda yapılan bilgilendirmeler ve okunan şiirler de göçün, ayrılığın, özlemin ve yeniden buluşmanın insani yönlerini ön plana çıkardı.
ATATÜRK ANITI ÖNÜNE DOSTLUK FİDANI DİKİLDİ
Buluşmada gelecek kuşaklara kalıcı bir hatıra bırakmak amacıyla anlamlı bir adım daha atıldı. Türk ve Yunan konukların katılımıyla Semetli köy meydanındaki Atatürk Anıtı'nın önüne, barışı ve dostluğu simgeleyen zeytin fidanı dikildi. Toprakla buluşturulan fidana birlikte can suyu verilmesi, geçmişte yaşanan ayrılıkların ardından iki halk arasında filizlenen dostluğun sembolü oldu. Dikilen zeytin fidanıyla, Semetli'deki tarihi buluşmanın hatırasının gelecek yıllarda da yaşatılması amaçlandı.
YÜZ YILLIK HATIRALAR DOSTLUK HALAYINDA BULUŞTU
Duygusal anlara sahne olan etkinlik, geleneksel Kırçma sofrasının kurulmasıyla devam etti. Bereket duasının ardından hazırlanan yemekler konuklara ikram edildi. Türk ve Yunan mübadil torunları aynı sofrada bir araya gelerek geçmişten bugüne uzanan kültürel bağları yeniden yaşadı. Programın sonunda tutulan dostluk halayları ise buluşmanın en renkli anlarını oluşturdu. Bir asır önce zorunlu göçlerin birbirinden ayırdığı ailelerin torunları, Semetli'de bu kez ortak kültürün, paylaşmanın ve barışın etrafında buluştu.
SEMETLİ’DEN EGE’NİN İKİ YAKASINA BARIŞ MESAJI
Etkinlikte yapılan konuşmalar, paylaşılan yemekler, gökyüzüne bırakılan beyaz güvercinler ve dikilen zeytin fidanı, ortak bir mesajda birleşti: Geçmişin acıları unutulmadan, geleceğin dostluk üzerine kurulması. Buluşmada son mesajı veren Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, aynı gökyüzü altında farklı diller konuşan insanların ortak barış umuduyla yaşayabilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Toprağımız bereketli, soframız paylaşmaya açık, gönlümüz sevgiyle dolu olsun. Yaşasın barış, yaşasın dostluk, yaşasın kardeşlik!” sözleriyle konuşmasını tamamladı. Semetli'de yeniden hayat bulan Kırçma geleneği, böylece yalnızca hasat sonrasındaki bereketi kutlayan bir köy geleneği olmaktan çıkarak, Ege'nin iki yakasında yaşayan mübadil torunlarının ortak hafızasını ve dostluk umudunu buluşturan anlamlı bir etkinliğe dönüştü. Yüz yıl önce ayrılığa tanıklık eden topraklar, bu kez aynı sofrada buluşan torunların kardeşlik mesajına ev sahipliği yaptı.