CHP Tekirdağ İl Başkanı, Cenk Boduç oldu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ İl Başkanlığı’nın 39. Olağan İl Kongresi, bugün saat 11.00’de Perla Düğün Salonu’nda yapıldı. Tek liste ile gidilen seçimde İl Başkanlığı’na Cenk Boduç seçildi.
Gülveren ALTUNOĞLU
Muhabir / Editör
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ İl Başkanlığı’nın 39. Olağan İl Kongresi, bugün saat 11.00’de Perla Düğün Salonu’nda yapıldı. Tek liste ile gidilen seçimde İl Başkanlığı’na Cenk Boduç seçildi.
Kongre, Saygı Duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı.
Kongrede Divan Başkanı seçilen CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, “’Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olursa ne olur?’ diyorlar. Hele bir iktidar olalım da görsünler, hele o günler bir gelsin de görsünler. Seyretsinler. Bu millet nasıl zengin olurmuş, bu millet nasıl kalkınırmış görsünler. O günler gelsin hele. Yurtsuz öğrencinin kalmadığı günleri görsünler. Nasıl adaletli olunurmuş görsünler. Hak, hukuk, adalet nasıl iktidar olurmuş görsünler. İşte bu şiarla Tekirdağ İl Kongremizin hayırlı olmasını diliyorum. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın halk, yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi, yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Yaşa Mustafa Kemal!” dedi.
Daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mesajı okundu. Daha sonra divana gelen önerge doğrultusunda seçimlerin Blok Liste usulü ile yapılması oy çokluğuyla kabul edildi. Ardından sırasıyla Faaliyet Raporu ve Hesap Raporu okunarak, oy birliğiyle kabul edildi.
Seçim gündemine geçilmeden önce dilek ve temenniler kısmıyla devam eden kongrede konuşan Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, partide ihanet edenlerin ödüllendirildiğini, örgüt iradesinin yok sayıldığını ve ön seçim sandığının engellendiğini öne sürdü. Akay, Yüksek Disiplin Kurulu’na da seslenerek, “Partiye ihanet eden arkadaşları koruyup kollayacaksanız kovun beni bu partiden” dedi. Vahap Akay, konuşmasının ardından salondan ayrılırken, CHP Çerkezköy İlçe Başkanı Sedat Çolak ve partililer de Akay ile birlikte salondan çıktı.
Akay’ın ardından konuşma yapan Marmaraereğlisi Belediye Başkanı Onur Bozkurter, “Parti içi eleştiriler, partiye zarar verdiğini Partimiz tarihi günlerden geçiyor. Vahap Akay’ın kendince haklı olduğu taraflar var ama ben bazı noktalarda kabul etmiyorum. Biz Marmaraereğlisi’nde tüm örgüt olarak istifa ettik, tek başımıza seçimi kazandık ama kimseyi suçlamadık. Kimse CHP’ye bedel ödetemez. Kimse CHP’ye ‘beni kovun’ diyemez. O zaman adama sorarlar kardeşim bağımsız aday olsaydın da kazansaydın” dedi.
Daha sonra konuşan Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, “Genel merkez eğer bana ‘istenmiyorsun’ derse, yarın belediye başkanlığından istifa ederim. Ama CHP’den asla istifa etmem. Çünkü ben CHP üyesiyim, hiçbir zaman CHP’li olmaktan utanmadım. Sırf bir bakanla görüşüp, memleketime hizmet etmek istedim diye ‘fetöcü, AK Parti’ye geçiyor’ dediler. Bunları diyenler de ne yazık ki CHP’lilerdi. Hiçbir zaman CHP’li olmaktan korkmadım ve gocunmadım. Çok sıkıldım ve bunaldım. Parti zarar görmesin diye ne konuştum ne yazdım ne de bir basın mensubuna açıklama yaptım. Genel başkanlık seçimlerinde desteklemediğimiz adam bizi ön seçimde aday çıkardı. Bizde ön seçimden çıktık ve memlekete hizmet ediyoruz. Genel Başkanımız ‘olmuyor, mafyacılık yapıyorsun’ derse belediye başkanlığından istifa ederim. Kavgaları bırakalım, birbirimizi yemeyelim” dedi.
Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt da “Bu kongre, herkesin içinden geçen her şeyi dökebileceği bir yer değildir. Hepimiz sorumluluk sahibiyiz. Bizim en büyük ortak paydamız Atatürk’ün yoludur. Bugün kavga değil, milletimizle buluşma günüdür. Ben ne diyorsam doğrudur, kendisini partinin üzerinde görenler, dün olanları unuttuğumuzu varsayanlar, büyük bir yanılgının içerisindeler. Bugün o gün değildir. Bugün milletimizle buluşma günüdür. Biz adalete susamış, demokrasiye inanan Atatürk’ün Türk gençleriyiz. Zafere de birlikte yürüyeceğiz” dedi.
Kongrede konuşan CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar da ülkemizin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin zor günlerden geçtiğini belirterek, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Kongrede CHP Tekirdağ Eski Milletvekilleri Enis Tütüncü ve Emre Köprülü de birlik ve beraberlik vurgusu yaparak kongrenin hayırlı olmasını temenni etti.
Kongre, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer’in konuşmasıyla devam etti. Başkan Yüceer, “Ben burada olmaktan çok mutluyum. Hepimiz bu ailenin mensubuyuz, kimse kimseden farklı değil. Bir seçilmiş olarak, bir ayrıcalığım yok. ‘Ben istediğimi yaparım, söylerim kimse bana dokunamaz’ diye bir hak, Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapan, görev alan kimsede yok. Birçok il kongresine katıldım, elbette görevler yaptım ama bugün başka. Ayrı bir gurur ve mutluluk içerisindeyim. Çünkü Atatürk’ün partisinde Tekirdağ’ımızın ilk kadın büyükşehir belediye başkanı olarak karşınızda olmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyorum. Bu onuru sizler bana verdiniz, bende başınızı eğmedim. Bu görevler benim için onur, mutluluk ama en önemli onur ne biliyor musunuz? Tam 17 yıldır bu partinin üyesiyim. 20 yılı aşkındır işte bu mücadelenin, bu inancın, kararlılığın izindeyim. 17 yıldır birlikte vermiş olduğumuz mücadeleden doğmuş bir yoldaş olarak karşınızdayım. Elbette görevler çok güzel ama şunu samimiyetle söyleyeyim çocuklarıma, torunlarıma bırakacağım en büyük miras işte bu mücadele, gerisi yalan. Ben kimseyi ayırt etmiyorum. Sevmiyorum da öyle konuşmaları, burada hep beraberiz. Burada öyle böyle yok. Sadece sandıktan çıkan var, çıkamayan var. Demokrasinin gereği bu. Sindireceksiniz. Demokrasiyi içselleştireceksiniz” dedi.
Üstü kapalı şekilde Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay’a da gönderme yapan Başkan Yüceer, “Demokrasinin kendi içinde, kenarından geçemeyen, demokrasinin D’sini bilmeyen, birlik beraberliğin köşesinden geçmeyenler çıkmışlar bu kürsüde; ‘vay öyle vay böyle vay şöyle’ diyorlar. Buradan sesleniyorum: Önce iğneyi kendine çuvaldızı karşındakine batıracaksın. Önce kendine bakacaksın sonra konuşacaksın. Yıllardır katıldığım il kongrelerinde hep böyle yaptım. Doğru neyse onu savundum. Sanki hiçbirimiz o kongrelere katılmamışız. Sanki hiçbirimiz Tekirdağ il örgütünde çalışmamışız. Sen kendine gelince demokrasi diyorsun da başkası için demokrasiyi pas mı geçiyorsun. Olur mu böyle şey? Ben ön seçimi savundum, gittim Ankara’da parti meclisinde, kurultaylarda ön seçimi savundum. Ön seçimin kitabını yazabilirim onu da söyleyeyim. Hiçbir zaman bir kürsüde, böyle özel bir toplantıda böyle özel bir kongrede ya da başka bir kongrede hiç beni anlatmadım. Silivri zindanlarında o kadar yoldaşımız bedel öderken, geçmişten bugüne, Ulu Önder Atatürk’ten bugüne o kadar yoldaşımız, partilimiz bedel ödemişken, şu kürsülerde bana öyle yaptılar da böyle yaptılar da o öyle dedi de bu böyle dedi demeyi zül sayarım. Bugün burada olduğunuz için, bu umudu birlikte büyüttüğümüz için ayırt etmeden her birinize yürekten teşekkür ediyorum. Ben o sandıklara girerken, ‘sen bana oy verdin, sen vermedin’ demedim” dedi.
“Ben yaşadıklarımı anlatsam Ankara’ya yol olur” diyen Yüceer, “Ve hepsi kayıtlı, öyle hikâye değil, masal değil. Ama biz bunları konuşmuyoruz, bizim davamız büyük. Biz burada kongre yapıyoruz evet ama Cumhuriyet Halk Partisi sadece bir siyasi parti değil, niye böyle? Çünkü kurucu iradenin partisi. Köklerimizde Kuvayı millîye var. Dallarımız geleceğe taşınan umutlar. Yok mu sayalım bunları? Birileri çıkıp öyle bir konuşuyor ki, Allah rahmet eylesin İsmet İnönü gelse Kurtuluş Savaşı’nı öyle anlatamaz. Bir ballandırıyor ki 7 düvele mücadele vermiş. Tek başımıza mı veriyoruz bu mücadeleyi, tek başımıza mı kazanıyoruz? Arkamızda Genel Başkanımız var, insanüstü bir çalışma sergiliyor. Bir gün ağzından duymadım şöyle çalışıyorum, böyle çalışıyorum dediğini. Başı dimdik Ekrem İmamoğlu’nun. Başı dimdik arkadaşlarımızın. Hiçbirinin ağzından ‘ben’ ile başlayan şeyler duymadım. ‘Ben’ yok bizde, hep beraberiz. Bu mücadelede hep beraberiz. Yolumuz hiç öyle kolay olmadı. Her yerde mücadele verdim, vermeye devam edeceğim çünkü Atatürk’ün kurduğu partide siyaset yapıyorum. Çünkü Cumhuriyet kadınıyım. Çünkü adalete, milletin iradesine çok inanıyorum. Demokrasi yolunda yürümüş, bu kadar bedeller ödemiş bir partinin mensuplarıyız. Bütün bunları anlatıyorum çünkü gerçekten zor günlerden geçiyoruz” ifadelerini kullandı.
Bu günlerin baskının, zulmün, adaletsizliğin tavan yaptığı günler olduğunu kaydeden Başkan Yüceer, “Bu günlerde ne isterim? Birlik isterim. Örgütümüzü yanımızda görmek istiyoruz. Örgüt demek ne demek? Aday oldum, dediler ki kazanamaz. Çıktım sokak sokak gezdim, moralimi hiç bozmadım. Çakma anketler servis edildi. Türlü türlü haberler yapıldı ne namusum ne şerefim kaldı. Bir gün dönüp de böyle diyorlar, öyle diyorlar demedim. Aday oldum, sokaktayım, yanımda kimse yok. Her şey söylendi, kendi örgütümüz tarafından yorumlar yapıldı, beğenenler oldu. Dedim ki; ‘Candan sen dik dur, eğri belasını bulur’ Önemli olan bu. Hani anlatılıyor ya hikayeler, ilçe örgütünün kapısını kapatanlar oldu. Ya İlçe Örgütü ne demek? İlçe örgütünün kapısını açmayanlar, ilçe örgütünde bir tek büyükşehre oy istemeyenler oldu. Posterimi asanlar, ‘senin belediyeye işin düşmeyecek mi?’ diye tehdit edildi. Bu mu birlik beraberlik? Bu mu? Değil. Öyle oyları kaçırarak değil, kırsal mahallere sandık koymayarak değil, öyle gelmeyenler yerine oy kullandırarak değil, adaletli bir şekilde sandık kurarak olur ve eğer bunun yapılması birilerinin zoruna gidiyorsa bence alışacaklar, demokrasi böyle bir şey. Demokrasiye, adalete alışacaklar. Alın teriyle bir yerlere gelmeyi öğrenecekler. Ben yıllardır öyle yaptım, çok güzel oluyor” şeklinde konuştu.
En kutsal emeğin alın teri olduğunu vurgulayan Başkan Yüceer, “Benim adaylığımda bir de partiyi tehdit edenler oldu. ‘Bak gidip başka yerden oluruz’ dediler. Koskoca Atatürk’ün partisini istifa ile tehdit edenler oldu. Kimsenin bir ayrıcalığı yok, benim de yok. Biz böyleyiz alışın. Böyle de olacağız. Siyasallaşmış yargı tarafından kayyım olmak için can atanlar var, partimizin kapısı kilitlenmeye çalışırken, sesini çıkarmayanlar var. Ya da partimizin hukuksal savaşında kurtulması için, olağanüstü kurultay için imza vermekten hicap duyanlar var. Ben onlardan değilim. Ben 6 oku, Atatürk’ün devrimlerini kalbine kazımış, özüyle, köküyle, her şeyiyle Cumhuriyet Halk Partili olan bir büyükşehir belediye başkanı olarak konuşuyorum. Ama şunu da söyleyeyim kimsenin demokrasiyi sadece işine geldiği zaman kullanması doğru değil. O yüzden gerçek yiğitler, yenilgiden sonra ders çıkarır ama yiğit olmayanlar, ders çıkarmak yerine partiyi suçlar, iftiralar atarlar. Bakıyorum da sanki öncesi yok, sonrası yok, bir ‘ben varım’ derdindeler. Bizden öncekiler olmasa bu ülkeye Cumhuriyet tohumu atılmasa, Kurtuluş Savaşı olmasa, Cumhuriyet kurulmasa biz ne yapabilirdik bugün ya. O yüzden her şeyi kendinde bulanlar, en ufacık bir yenilgi yaşadığından hemen karşıya yönlendiriyorlar. Ben il kongrelerinde çok konuştum, demokrasiyi savunmak için. Neredeymiş bu arkadaşlar ya, yoklar mıydı? Oradaydınız. Niye o zaman gıkınız çıkmıyordu? Gelmiş ön seçim diyor. Ön seçim yıllardır deniliyor, her seçimden önce il örgütü düşürülmedi mi? Kayyım atanmadı mı? Neden o zaman sesinizi çıkarmadınız? Ne oldu şimdi birden ön seçim mi akıllarına geldi? Bizim aklımızdan çıkmıyor zaten merak etmeyin. Atatürk’ün partisini kimsenin istifa ile, iftira ile tehdit etmeye hakkı yok. Kim olursak olalım yok. Eden eder giden gider. Düşenler oluyor, kendini kaybedenler oluyor. Biz buradayız, dimdik ayaktayız. Ne bir adım geriye gideriz ne korkarız ne istifa ederiz. Sonuna kadar yürümeye devam ederiz. Ayırt edici söylemler vız gelir tırs gider. Tekirdağ il örgütünde ayrı gayrı yok, kavga yok. Bir sandıktan çıkan var bir de çıkamayan var bu kadar basit. Maalesef parti içi yarışı hikayelerle, hayallerle sürdürmeye çalışanlar var. Gördüğünüz gibi partiyi yıpratma pahasına. Kameralar önü çok cazip geliyor, uzun uzun hazırlanıyor hatta billboardlara reklam verecek neredeyse il kongresinde konuşacağım diye. Böyle bir mantık var mıdır? Ne var çıkar konuşursun ama bu şekliyle bunu başka yere götürmek bize yakışmaz. Biz kendi partisine, kendi yol arkadaşlarına çelme takanların adlarını çok iyi biliyoruz. Sanmasınlar ki korkuyoruz diye susuyoruz, sanmasınlar ki bilmiyoruz. Her şeyi biliyoruz, herkes de biliyor. Partililerimiz de biliyor” dedi.
CHP Tekirdağ İl Başkan Adayı Cenk Boduç da yaptığı konuşmada, “Buradan sesleniyorum, kim bu partiyi tehdit ederse, kim bu örgütün huzurunu bozarsa karşısında sadece bir il başkanı değil, köklü bir mücadele geleneği bulacak. Çünkü biz Mustafa Kemal Atatürk’ün askeriyiz” dedi.
Konuşmaların ardından seçimlere geçildi. Tek liste ile gidilen seçimde İl Başkanlığı’na Cenk Boduç seçilirken, Boduç başkanlığında yönetimde Cüneyt Akar, Yaşar Aksoy, Emine Akyüz, Dilek Altan, Muhsin Arslan, İsmail Ateş, Onur Aydınoğlu, Cem Babataş, Nihat Barlak, Hasan Bulut, Ayşe Çalışkan, Osman Cihan Coşkun, Bahadır Danışman, Haydar Delikkaya, Ömer Dündar, Hüseyin Tamer Erkan, Demet Eroğlu, Abdullah Ersin, Özgür Ertaş, Umur Kaan Günay, Şenay İslam, Ayla Karabaş, Oğuz Karakuş, Dinçer Keçici, Ali Kılıç, Muharrem Koşar, Sinem Malgaç, Özgür Öztürk, Şahika Öztürk, Neşat Taşkın, Halil Tok, Ertekin Orhan Ulaş, Erkan Yarapran, Mehmet Sabri Yüce, Korel Yüksel, Kadriye Zeybek yer alırken, İl Disiplin Kurulu’na; Fırat Eren Canpolat, Seval Eşer, Kemal Girgin, Mustafa Ilıca, Daimi Kaya, Hayati Küçük, Selahaddin Milli, Selin Deviren Tahtabiçen, Ali İhsan Tertemiz seçildi. Kurultay Delegeliğine ise Candan Yüceer, Cenk Boduç, Gökçe Bayol, Ece Zeybek, Ahmet Sarıkurt, Mert Yılmaz, Şener Zeynel Saygın, Ünal Baysan, Emre Köprülü, Alpay Var, Mustafa Onur Bozkurter, Servet Yıldız, Murat Yarımdünya, Emir Tarcan, Özgür Sönmez, Nergiz Karaağaçlı Öztürk seçildi.
-