Ülkemizde her yıl 27 bin kadın meme kanseri tanısı alıyor
Kapaklı Kaymakamlığı, Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü ve Kapaklı İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Meme kanserinin hem dünyada hem de ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğu belirtilirken, ülkemizde her yıl yaklaşık 27 bin kadının meme kanseri tanısı aldığı, her 4 kadın kanserinden birinin meme kanseri olduğu ifade edildi
Gülveren ALTUNOĞLU
Muhabir / Editör
Kapaklı Kaymakamlığı, Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü ve Kapaklı İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Meme kanserinin hem dünyada hem de ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğu belirtilirken, ülkemizde her yıl yaklaşık 27 bin kadının meme kanseri tanısı aldığı, her 4 kadın kanserinden birinin meme kanseri olduğu ifade edildi
Kapaklı Atatürk Kültür Merkezi’nde saat 14.00’de düzenlenen Meme Kanseri Farkındalık Paneli’nde meme kanseriyle mücadelede erken tanının önemi vurgulandı.Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından panelin açılış konuşmasını yapan Kapaklı İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görevli Halk Sağlığı Uzmanı Doktor Ayşen Gülçin Kara Çiğdem, “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Ekim ayı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul edilmektedir. Bugün de burada özellikle kadın sağlığını tehdit eden en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan meme kanserine dikkat çekmek, toplumda farkındalık oluşturmak ve bu alandaki güncel bilgi ve uygulamaları paylaşmak amacıyla toplandık” dedi.
Meme kanserinin hem dünyada hem de ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayan Halk Sağlığı Uzmanı Doktor Ayşen Gülçin Kara Çiğdem, “Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı 2022 verilerine göre 2 milyondan fazla kadın, meme kanseri tanısı almış ve yaklaşık 670 bin kadın meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Ülkemizde de her yıl yaklaşık 27 bin kadın meme kanseri tanısı almakta olup, her 4 kadın kanserinden biri meme kanseridir. Erken tanı konulan hastalarda sağ kalım oranı yüzde 90’lara kadar çıkabilmektedir. Bu da tarama ve farkındalık çalışmalarının ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle tarama programlarının önemi ve toplumun bu hizmetlerden haberdar edilmesi, biz sağlık profesyonelleri için büyük bir sorumluluktur” diye konuştu.
Daha sonra konuşan Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Haci Bayram Zengin de bir sorunun halk sağlığı sorunu olabilmesi için bir kişiyi değil, birden fazla kişiyi etkileyen bir hale gelmesi gerektiğini belirterek, “Toplumu ilgilendiriyorsa biz buna halk sağlığı sorunu diyoruz. Halk sağlığı sorunu haline dönüşmüş olan bir hastalığın ortadan kaldırılabilmesi için de hep birlikte yani tüm paydaşlarımızla el ele vererek, bu sorunu ortadan kaldırabilmenin yollarını aramak zorundayız. Halk sağlığı sorununu ortadan kaldırabilmenin yollarından birisi, ilk olarak sorunu tespit etmektir. İkincisi de bu soruna götüren toplumsal, çevresel, bireysel olayları görebilmek. Bütün bu paydaşlarımız bir araya geldiği zaman bir sorun oluşturuyor, bu soruna biz halk sağlığı sorunu diyoruz. Ondan sonra bu tespit ettiğimiz sorunu teşhis ederek, vatandaşların üzerinde tanı koymak. İşte teşhis edebilmenin yolu da erken tanıdan geçiyor” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanlığı’nın dünyanın birçok ülkesinde yapılmayan bir işi yaptığını kaydeden Zengin, “Bakanlığımız Türkiye’de 3 kanserimizin taramasını yapıyor. Maliyetinin bize göre düşük olması da çok kıymetli. Biz hangi kanserleri tarıyoruz? Bunlardan bir tanesi her 4 kadın kanserinden biri olan meme kanseri. Tarama yaparken mamografi kullanıyoruz. Mamografi, bizim için çok önemli. Çünkü hiçbir tarama maalesef mamografinin yerini tutmuyor. Şu an en yakın Saray ilçemizde mamografi cihazımız var. Saray’a zaman zaman arkadaşlarımız sizleri toplu olarak götürüyorlar. Mutlaka 2 yılda bir taramanızı yaptırmanızı tavsiye ediyoruz. Taramasını yaptığımız bir diğer kanser de rahim ağzı kanseri. Bunun için de arkadaşlarımız çalışmalarını yapıyor. Rahim ağzı kanseri de bizim için çok önemli” dedi. Gaitada gizli kan testi hakkında da bilgi veren Zengin, “Bütün aile hekimlerimizin, İlçe Sağlık Müdürlüklerimizin elinde bulunan bir tanı kitiyle tanınızı çok rahat bir şekilde kendiniz de görebiliyorsunuz. Bizim aslında yapmış olduğumuz şey, size kit vermek. Gebelik testinizi yapmış olduğunuz gibi bir kitle gaitadan bir parça numune alıyorsunuz, kitin üzerine koyuyorsunuz. Çift çizgi çıkarsa pozitif diyoruz. Yani gaitada kanamanız var, kılcal bir kanama. Bu bizim için niye önemli? Çünkü biz soru işareti koyuyoruz kafamıza, diyoruz ki; ‘bu kansere dönüşecek bir işaret olabilir’ O halde ne yapmamız gerekiyor? Sizleri hızlı bir şekilde doğru yerlere yönlendiriyoruz, hastanelerimizde muayeneler, endoskopiler yapılıyor, tanılar koyuluyor ve kısa zaman içerisinde tedavi sağlanıyor. Aksi taktirde evriliyor ve tedavi zorlaşıyor. Eğer bir kanser 0 evresinde teşhis edilirse, yüzde 99 oranında hastamızın konforunu bozmadan, sağlığına kavuşturabiliyoruz” dedi.
Sağlığı etkileyen parametrelerden de bahseden Zengin, “Sağlığı etkileyen parametreler kanseri de etkiliyor. Biz hangi yaştayız, hangi cinsiyetteyiz, hangi genetik yapıdayız ve hatta hangi ırktayız? Örneğin birtakım hastalıklar siyah ırkta daha fazla görülürken, beyaz ırkta daha az görülüyor. Birtakım hastalıklar siyah ırkta görülmezken, beyaz ırkta daha fazla görülüyor. Bunlar da bizim için çok önemli” şeklinde konuştu.
Zengin, “Kanser riskini oluşturan bir hastalık oluşmadan önce aslında bizim davranışsal risklerimiz var. Dışarıda almış olduğunuz besinler, kullanmış olduğunuz sigara, teneffüs etmiş olduğunuz hava gibi dış etkenler, insanların hastalanması üzerinde etki oluşturuyor. Biz bunlara dış faktörler diyoruz. Dış faktörlerin etkisi ne kadar diye sorarsanız; yüzde 70 civarı. Siz bu davranış modüllerinizi değiştirirseniz, kendi içinizde de sağlığınız tekrar geliştirebilirsiniz. Biyolojik, çevresel, genetik faktörler de var. Sigaraya ayrı bir parantez açmak istiyorum. Akciğer kanserlerinin ana sebeplerinden bir tanesi de sigara içmek. Bunun için de sizlerden rica ediyorum, mümkün olduğu kadar sigara içmeyelim. Etrafımızda sigara içenlere müsaade etmeyelim. Aynı zamanda pasif içiciliğe de maruz kalmayalım. Çünkü pasif içicilik de zaman zaman bizim için sorunlar oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Normal doğumun önemiyle ilgili de konuşan Zengin, “Sezaryen oranlarımızı minimize etmemiz gerekiyor. Sezaryen konforlu gibi gözüküyor ama annenin annelik süreçlerini maalesef zayıflatıyor” dedi. Şimdiye kadar üretilmiş hiçbir mamanın anne sütünün yerini tutmadığını kaydeden Zengin, “Normal doğum annenin hakkı olduğu gibi, anne sütü de bebeğin hakkıdır” dedi. Aşılarla ilgili de konuşan Zengin, “Çocuğunuzun aşı kartlarını onların çeyizi gibi saklayın” diye konuştu.
Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Haci Bayram Zengin’in sunumunun ardından panele geçilirken, Kapaklı İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görevli Uzm. Dr. Ayşen Gülçin Kara Çiğdem’in moderatörlüğünde düzenlenen panelde Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Genel Cerrahi ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Sibel Özkan Gürdal, Kapaklı İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görevli psikolog Feyza Körpeci ve Kapaklı İlçe Sağlık Müdürlüğü’nde görevli diyetisyen Sevde Mercan meme kanseriyle ilgili katılımcıları bilgilendirdi. Etkinlik alanında Kapaklı İlçe Sağlık Müdürlüğü, ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi, Türk Böbrek Vakfı, Kızılay Derneği ve Kapaklı Optimed Hastanesi de stant kurarak vatandaşları bilgilendirdi.
Haber / Gülveren ALTUNOĞLU
-