CANLI: USD: 49,22 ₺ EUR: 55,21 ₺ ALTIN: 6.797 ₺ BTC: $77.340 HAVA: Tekirdağ 23°C ☀️
Kategoriler
Eğitim Yaşam Sesli Haber Makale Gündem Ekonomi Yerel Haberler Asayiş Spor Siyaset Teknoloji Sağlık & Yaşam Kültür Sanat Video Haber Resmî İlanlar
Makale
Metin Boyutu:

MEKKE ANLAŞMASI VE YANKILARI

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, daha şimdiden dünya devletlerinin dikkatini üzerine çekmiş durumda. Bölgenin üç önemli devletinin ortak savunma anlay...

Fahrettin Masum BUDAK

Fahrettin Masum BUDAK

Muhabir / Haber Merkezi
📅 11.08.2026 08:22 ⏱️ 7 Dk Okuma 👁️ 2,039
MEKKE ANLAŞMASI VE YANKILARI

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, daha şimdiden dünya devletlerinin dikkatini üzerine çekmiş durumda. Bölgenin üç önemli devletinin ortak savunma anlayışı etrafında bir araya gelmesi, özellikle Ortadoğu’daki dengeler açısından üzerinde durulması gereken yeni bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor.

İsrail ve İran’ın bu oluşuma temkinli yaklaşması da şaşırtıcı değil. Çünkü anlaşmanın içeriğine ve ortaya çıkabilecek muhtemel sonuçlara bakıldığında, bölgedeki güç dengelerini etkileyebilecek bir yapıdan söz edildiği görülüyor.

Böylesine hassas bir dönemde üç güçlü devletin ortak savunma anlayışıyla hareket etmesi elbette yalnızca bugünün şartlarıyla açıklanamaz. Her ülkenin kendi güvenlik kaygıları, bölgesel hesapları ve geleceğe yönelik stratejik beklentileri bulunuyor. Bu nedenle anlaşmanın satır aralarının dikkatle okunması gerekiyor.

Ortadoğu uzun süredir savaşların, çatışmaların ve siyasi gerilimlerin merkezinde. Suudi Arabistan açısından bakıldığında Yemen kaynaklı güvenlik sorunları ve İran’la yaşanan bölgesel rekabet, güçlü bir savunma ittifakını önemli hâle getiriyor. Üstelik ABD gibi geleneksel müttefiklerin her şartta ve her durumda aynı güvenlik garantisini sağlayıp sağlayamayacağı da artık daha fazla sorgulanıyor.

Dost ve müttefik Pakistan’ın bu anlaşmada yer alması ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu. Pakistan’ın Hindistan’la zaman zaman yükselen gerilimlerde yalnız kalmamak, diplomatik ve askerî açıdan elini güçlendirmek istemesi bu tercihin nedenlerinden biri olabilir. Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü ilişkilerin de bu süreçte etkili olmuş olması ihtimal dahilindedir.

Türkiye açısından meseleye baktığımızda ise daha geniş bir stratejik hesapla karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum.

Türkiye’nin böyle bir savunma yapılanmasına sıcak bakmasının nedenlerinden biri, gelecekte İsrail’le yaşanabilecek daha büyük bölgesel gerilimlere karşı caydırıcı bir güç oluşturma düşüncesi olabilir. Bu yapıya ilerleyen dönemde Mısır gibi önemli bir bölge devletinin de dahil olması hâlinde, Ortadoğu’daki dengelerin ciddi biçimde değişmesi kaçınılmaz olacaktır.

Mısır’ın da katılımıyla ortaya çıkabilecek daha geniş bir ittifak, yalnızca İsrail açısından değil, ABD ve Batılı ülkelerin bölgedeki politikaları bakımından da yeni bir denklem yaratabilir.

Ancak madalyonun bir başka yüzü daha var.

ABD’nin Mekke Anlaşması karşısındaki tutumu da dikkatle takip edilmelidir. Washington’ın bu oluşuma yönelik yaklaşımının nasıl şekilleneceği, anlaşmanın geleceğini anlamamız açısından önemli olacaktır. Çünkü böylesine büyük bir savunma yapılanmasının yalnızca görünen sonuçlarını değil, Türkiye açısından ileride doğurabileceği riskleri de hesaba katmak gerekir.

Özellikle anlaşmanın ortak savunma anlayışının NATO’nun kolektif savunma sistemini hatırlatan yönleri üzerinde durulmalıdır. Eğer üye ülkelerden birine yönelik saldırı diğerlerine yapılmış kabul edilecekse, Türkiye istemediği bir bölgesel çatışmanın içerisinde kendisini bulabilir.

Örneğin Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanabilecek ciddi bir askerî gerilimde ortak savunma hükümlerinin nasıl uygulanacağı büyük önem taşıyacaktır. Türkiye’nin askerî kapasitesinden yararlanılarak Ankara’nın kendi tercihleri dışında geniş çaplı bir çatışmanın tarafı hâline getirilmesine kesinlikle izin verilmemelidir.

İşte anlaşmanın belki de en fazla dikkat edilmesi gereken tarafı budur.

Bununla birlikte Türkiye’nin asıl hedefinin farklı olduğunu düşünüyorum. Dış politikasında bölgesel istikrarı, hukuku ve diplomatik çözümü önceleyen Türkiye, böyle bir yapılanmayı Batı’nın ve İsrail’in bölgedeki politikalarına karşı yeni bir denge ve caydırıcılık unsuru olarak değerlendiriyor olabilir.

Kanaatimce üç devletin ortak bir savunma anlayışı etrafında buluşması, doğru yönetildiği takdirde son derece önemli bir gelişmedir.

Pakistan’ın nükleer kapasitesi, Suudi Arabistan’ın enerji kaynakları ve ekonomik gücü, Türkiye’nin askerî kapasitesi ve savunma sanayisindeki birikimi aynı stratejik zeminde buluştuğunda dikkate değer bir güç ortaya çıkabilir. Buna gelecekte Mısır’ın da eklenmesi hâlinde Ortadoğu’daki mevcut güç dengelerinin önemli ölçüde değişmesi mümkün olabilir.

Ancak burada belirleyici olan anlaşmanın imzalanması değil, nasıl uygulanacağıdır.

Bir anlaşmanın protokol masasında imzalanması kolaydır; asıl mesele, ihtiyaç duyulduğu anda siyasi, ekonomik ve askerî dayanışmanın gerçekten hayata geçirilip geçirilemeyeceğidir.

Eğer Mekke Anlaşması kâğıt üzerinde kalan bir mutabakat olmaktan çıkar, taraflar arasında kalıcı siyasi ve ekonomik iş birliğine dönüşür ve ortak savunma mekanizması gerçek anlamda işlerlik kazanırsa, Ortadoğu açısından yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

O zaman bu oluşum yalnızca üç ülkenin yaptığı bir savunma anlaşması olarak değil, bölgesel dengeleri değiştirebilecek önemli bir caydırıcı güç olarak tarihteki yerini alabilir.

Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ise bize zaman gösterecek.

FAHRETTİN MASUM BUDAK

Yazar Fahrettin Masum BUDAK - Yazdır

Yorumunuz yarım kaldı, devam etmek için üstteki yoruma, silmek için buraya tıklayın

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Yorum yazarak www.marmarahaber.com.tr Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan www.marmarahaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı www.marmarahaber.com.tr değil haberi geçen ajanstır.

Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.

Yorum yazarak www.marmarahaber.com.tr Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan www.marmarahaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı www.marmarahaber.com.tr değil haberi geçen ajanstır.

Seri İlan sayfası için buraya tıklayın.

Haberi Paylaşın:

Yorumlar (0)

İlk yorumu yapan siz olun!