CANLI: USD: 49,22 ₺ EUR: 55,21 ₺ ALTIN: 6.797 ₺ BTC: $77.340 HAVA: Tekirdağ 17°C ☀️
Kategoriler
Eğitim Yaşam Sesli Haber Makale Gündem Ekonomi Yerel Haberler Asayiş Spor Siyaset Teknoloji Sağlık & Yaşam Kültür Sanat Video Haber Resmî İlanlar
Gündem
Metin Boyutu:

Erdoğan'dan erken seçim tartışmalarına son nokta: Gündemimizde erken veya ara seçim yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı konuşmada, erken seçim tartışmalarına son noktayı koydu. Bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse, Türkiye’nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz, enfekte edemez. Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum” dedi.

Fatma  ALADAĞ ASLANLI

Fatma ALADAĞ ASLANLI

Muhabir / Editör
📅 07.04.2026 08:21 ⏱️ 23 Dk Okuma 👁️ 10,596
Erdoğan'dan erken seçim tartışmalarına son nokta: Gündemimizde erken veya ara seçim yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı konuşmada, erken seçim tartışmalarına son noktayı koydu. Bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse, Türkiye’nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz, enfekte edemez. Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Erdoğan, “Birileri bu vatan için meydanlarda nutuk atarken, kimileri de yolsuzluklarını perdelemek için Nutuk önünde poz verirken, Cumhurbaşkanı ve kabinesi olarak Türkiye Yüzyılı’nı inşa mücadelemizi azimle sürdürüyoruz. Türkiye, ana muhalefetin beyhude bir çabayla köpürtmeye çalıştığı yapay gündemlere takılmadan hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor. Açık ve net ifade etmek isterim ki, hükümetimiz gündemine hakimdir. Bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse, Türkiye’nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz, enfekte edemez. Ne hükûmetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum. Bölgemizde, krizler, çatışmalar, büyük çalkantılar yaşanırken bizim tek bir gündemimiz vardır o da ülkemizi bu ateşten uzak tutmak ve milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir. Bunun dışındaki her tartışmayı havanda su dövmek olarak görüyoruz. Biz havanda su dövme değil, iş yapma, hizmet üretme, milletimize hizmet etme peşindeyiz. Biz yatırıma, üretime, hizmete, kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele etmenin çabasındayız. Biz, ülkemizin itibarını hem ulusal ölçekte hem uluslararası ölçekte daha da artırmanın mücadelesini veriyoruz. Başkaları ne yaparsa yapsın biz işimize bakıyoruz, önümüze bakıyoruz, Türkiye'yi güçlü ekonomisiyle, büyük ekonomisiyle küresel oyuncu hâline getirmeye bakıyoruz. Nitekim, son toplantımızdan bu yana teknolojiden ulaştırmaya, iletişimden tarıma geniş bir yelpazede eser ve hizmet maratonumuzu sürdürdük” dedi.

Bir hususun özellikle vurgulanması gerektiğine inandığını kaydeden Erdoğan, “ İran'a yönelik saldırıların başlamasıyla küresel ekonomi yakın tarihin en ağır şoklarından biriyle yüzleşiyor. Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. Hürmüz, sıradan bir geçiş olmanın ötesinde, dünyadaki petrolün yüzde 20'sinin ve doğal gazın çok önemli bir kısmının taşındığı kritik bir hattır. Mesele, sadece enerji de değildir. Petrokimya ürünleri, gübreler, ilaç ham maddeleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi birçok kritik mamul de bu boğazdan geçiyor. Yani Hürmüz'ün kapanması yalnızca bir sektörü değil enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye, her alanda küresel ekonomiyi derinden sarsıyor. Mesela, Avrupa'nın son 30 günde fosil yakıt faturası 17 milyar dolar kabardı. Doğal gaz fiyatı yüzde 100, petrol ise yüzde 60 oranında artış kaydetti” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyaya şöyle bir göz attığımızda, tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bazı ülkelerde akaryakıta kota getirildiğini, bazı ülkelerde okulların belirli günlerde kapatıldığını, bazı ülkelerde kamu hizmetlerinin kısıtlanmasının tartışıldığını görüyoruz. Hamdolsun, Türkiye bu karamsar tablonun dışındadır. Enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunumuz yok. Türkiye'nin Basra'dan veya Hürmüz geçişli herhangi bir LNG tedariki bulunmuyor. Yaklaşık yüzde 10'luk petrol ve petrol ürünü ithalatımız buradan gelmesine karşın bunlar bizim kolayca yönetebileceğimiz oranlardır. Muhalefetin yıllardır bizi eleştirdiği enerjide kaynak ülke çeşitlendirme politikamızın değeri işte bugünlerde anlaşılıyor” şeklinde konuştu.

Gübre ve ham madde tedariklerinin çok önceden yapıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergisini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız. Fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine kan doğrayan savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Yine sivil havacılık, denizcilik ve kara yolu tarafında da önlemlerimizi aldık. Hini hacette kullanmak amacıyla biriktirdiğimiz rezervlerimiz aynı şekilde yeterli ve güçlüdür. Dış borcumuzun ve toplam dış finansman ihtiyacımızın millî gelire oranı tarihsel ortalamaların altındadır. Dış dengeden bütçe disiplinine, Merkez Bankası rezervlerinden bankacılık sektörümüze kadar temel göstergelerde geçmişte karşılaşılan dış şoklara kıyasla çok daha sağlam bir noktadayız” dedi.

Krizin ekonomiye ve piyasaya menfi etkilerini proaktif bir yaklaşımla sınırlı tutmaya gayret ettiklerini kaydeden Erdoğan, “Savaşın başlamasından sadece 5 gün sonra eşel mobil sistemini devreye aldık. Küresel petrol fiyatlarındaki sert artış karşısında vatandaşımıza bir koruma kalkanı oluşturduk. Motorinde litre başına 17 lira, benzinde ise 12 liraya yakın artış pompaya yansıtılmadı. Şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bulan ek maliyet eşel mobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu. Tüm bunları söylerken elbette her şey güllük gülistanlık demiyoruz. Bölgemizdeki savaşın küresel ticarete yansımalarından özellikle ihracat boyutunda kuşkusuz biz de etkileniyoruz. Ancak biz üretimi, ihracatı ve turizmi ayakta tutan işletmelerimizi koruyor, bu fırtınalı dönemi atlatmalarına yardımcı oluyoruz” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, nisan ayına 5G teknolojisiyle buluşmanın gururuyla girdi” diyen Erdoğan, “Hatırlarsınız, 5G'nin hazırlıklarını bundan 10 yıl önce 2016'da başlatmış, 2018'de ilk testlerimizi yapmıştık. 2019'da sonra Gazi Meclisimizde, stadyumlarımızda ve geniş katılımlı organizasyonlarda pilot uygulama olarak kullanıma açmıştık. 10 yıllık dönemde yaygın kapsama hedefiyle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar Türkiye'nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattık. 1 Nisan itibarıyla 81 il merkezimizde hizmete aldığımız 5G'yi inşallah iki sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız. Ülkemizin önünde iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime birçok alanda yeni fırsat pencereleri açacak 5G teknolojisinin tekrar hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Geçen hafta hizmete açma kıvancını yaşadığımız bir diğer alan sulama yatırımlarıydı. 54'ü baraj ve gölet, 109'u sulama tesisi, 18'i içme suyu tesisi olmak üzere toplam 563 yeni tesisimizi ekonomimize kazandırdık. Güncel yatırım bedeli 137 milyar lira olan bu eserlerle 896 milyon metreküp su depolama kapasitesi geliştirmiş, 1 milyon 190 bin dekar araziyi sulamaya açmış olduk. Senelik 212 milyon metreküp içme suyu sağlamanın yanı sıra içme suyu arıtma kapasitemizi günlük 301 bin metreküp daha artırdık. Tamamladığımız tesisler güncel rakamlarla ekonomimize yıllık 22 milyar lira katkı yapacaktır. Hizmete sunduğumuz 563 eserin bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserlerin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen tüm kurumlarımızı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına kendilerine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Dünyada barışın sesini yükseltmenin her zamankinden daha önemli hale geldiği kritik günlerden geçtiğimizi vurgulayan Erdoğan, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye olarak barış için sesimizi yükseltmeyi sürdüreceğiz. Burada şunu da hatırlatmak istiyorum: Atalarımızın ifadesiyle gün olur, devran döner. Sırf siyasi ömürlerini uzatmak uğruna bugün barışı dinamitleyenler yarın kendilerinin de barışa, adalete, hukuka ihtiyaç duyacaklarını akıllarından çıkarmasın. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur. İşte en son Hitler bir türlü dizginleyemediği ihtiraslarının kurbanı olmuş hem kendine hem halkına hem de dünyaya büyük acılar yaşatmıştır. Bugün Hitler'in izinden gidenler sadece insanlığa karşı değil, kendi vatandaşlarına karşı da Hitler rolünü oynamaktadır. Uluslararası toplumun artık bu gidişe bir ‘dur’ demesinin vakti gelmiştir. Biz kendi insanımızla ve kardeşlerimizle bölgedeki tüm halklar için barış istemeye, barış için çabalamaya inşallah devam edeceğiz”

-

Haberi Paylaşın:

Yorumlar (0)

İlk yorumu yapan siz olun!