Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünyada bir 'Türkiye' rüzgarı esiyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterirken herkesten de bizim hak ve hukukumuza saygılı davranmalarını bekliyoruz. Daha önce de söylediğim gibi şu an dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye'nin ne düşündüğü ne yaptığı, yeni gelişmeler karşısında nerede durduğu, hangi adımları atacağı merak ediliyor" dedi.
Şaban KARDEŞ
Muhabir / Editör
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterirken herkesten de bizim hak ve hukukumuza saygılı davranmalarını bekliyoruz. Daha önce de söylediğim gibi şu an dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye'nin ne düşündüğü ne yaptığı, yeni gelişmeler karşısında nerede durduğu, hangi adımları atacağı merak ediliyor" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.
Son Kabine Toplantımızdan bu yana iç siyasette ve dış politikada oldukça yoğun bir gündemle ülkemize hizmet yolculuğumuzu sürdürdük. Küresel düzeyde gerilimlerin tırmandığı bir dönemde özellikle de Türkiye olarak barışı, diyaloğu, müzakereyi merkeze alan politikamızla krizlerin sıcak çatışmaya dönüşmeden çözümü için çaba harcıyoruz. Tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, gerektiğinde cenk meydanlarında yazdığı destanlarıyla büyük bir milletin mensubu olduğumuzu unutmadan, dünyanın neresinde olursa olsun hakkı savunuyor, adaleti savunuyor, kimseden çekinmeden doğruları cesaretli bir şekilde dile getiriyoruz. Ülkemizin hadiseler karşısındaki dik duruşu, yürekli, cesur, samimi ve ilkeli duruşu herkes tarafından takdirle takip ediliyor” dedi.
Dünya sisteminde şiddetli depremlerin yaşandığı günümüzde, Türkiye'nin yegane amacının dostlarının sayısını artırmak, yeni dostlar kazanmak olduğunu kaydeden Erdoğan, “Anlaşmazlıklardan düşmanlık üretmek gayretinde değiliz. İhtilafları büyütmenin, sorunları derinleştirmenin hesabı içinde değiliz. Ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterirken, herkesten de bizim hak ve hukukumuza saygılı davranmalarını bekliyoruz. Daha önce de söylediğim gibi, şu an dünyada bir Türkiye rüzgârı esiyor. Türkiye'nin ne düşündüğü ne yaptığı, yeni gelişmeler karşısında nerede durduğu, hangi adımları atacağı merak ediliyor. Bu kapsamda geride bıraktığımız haftalarda birçok önemli ismi ülkemizde ağırladık. 11 Şubat'ta Yunanistan Başbakanı Sayın Miçotakis'i Külliyemizde misafir ettik. Görüşmelerimizde iki ülke arasındaki münasebetlerimizin yanı sıra, Ege ve Akdeniz'e ilişkin tutumlarımızı değerlendirme imkânı bulduk. İmzaladığımız belgelerle ilişkilerimizin ahdî zeminini pekiştirdik. Batı Trakya, Türk azınlığının eğitim ve dinî haklarından tam olarak istifade edebilmesi noktasındaki beklentilerimizi Sayın Miçotakis ile paylaştım. Yunanistan'la geçtiğimiz sene yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolar seviyesine yükseltmek arzusundayız. 12 Şubat'ta ise Sırbistan Cumhurbaşkanı Sayın Vucic misafirimizdi. Sayın Vucic ile yaptığımız görüşmede Sancak bölgesi dâhil ortak gündemimizdeki tüm konuları istişare ettik. Karşılıklı ticaret hacmimizin 3,5 milyar dolara ulaştığı Sırbistan'daki Türk sermayeli firmalarımızın sayısı bin 500'ü aştı. Sivil havacılık, kültür, eğitim, enerji, ulaştırma ve turizm gibi farklı alanlarda Sırbistan'la ilişkilerimizi inşallah daha da derinleştireceğiz” dedi.
13 Şubat'ta vakıf inisiyatifiyle yapılan 210 kişilik erkek öğrenci yurdu ile 706 kişilik kuzey kampüs kız öğrenci yurdunun resmi açılışlarını gerçekleştirmek üzere Boğaziçi Üniversite’nin misafiri olduklarını kaydeden Erdoğan, “Kapalı otoparkları, sosyal alanları ve gelişmiş imkanlarıyla 1 milyar 150 milyon lira değerindeki yatırımları üniversitemizin ve öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Bu eserlerde emeği geçen Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı’mıza ve İstanbul Valiliği’mize bir kez daha teşekkür ediyor, yeni yurtlarımızın üniversitemiz ve öğrencilerimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Şahsımızı karanfillerle karşılayan ve coşkuyla bağrına basan Boğaziçili genç kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum. Aynı merasimde yeni yatırımlarımızın da müjdesini verdik. Depreme dayanıksız olduğu için yıkılan eski kütüphanenin yerine 3 bin kullanıcı ve 1,5 milyon kitap kapasiteli modern bir eser inşa edeceğiz. Aynı şekilde 3 milyar liralık bir diğer yatırımla Boğaziçi Üniversitesi'ne yeni ve tam teşekküllü bir laboratuvar kompleksi kazandıracağız” dedi.
Uluslararası kongre ve sempozyumlara ev sahipliği yapacak bin kişilik yeni bir konferans salonunu da üniversitenin kullanımına sunacaklarını kaydeden Erdoğan, “Yapımı devam eden 220 kişi kapasiteli yeni kız öğrenci yurduyla birlikte toplam değeri 8 milyar lirayı aşan yatırımlarla üniversitemizin eğitim ve barınma standartlarını daha da yükselteceğiz. Burada şunu önemle ifade etmek isterim ki, milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir. Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir. Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır. Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla unvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların hakim olduğu karanlık dönemler artık üniversitelerde tamamen geride kalmış, üniversitelerimiz özgürleşmiştir. Çetin mücadeleler sonucunda üniversiteler birilerinin özel mülkü olmaktan çıkmış, asli sahibine iade edilmiş, halka aidiyeti teyit ve tescil edilmiştir. Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş olmayacaktır. Üniversitelerimizi babalarının malı gibi gören, arka bahçeleri gibi gören müstebit ve mütekebbir zihniyetin dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz. Üniversitelerimizin eylemlerle, kavgalarla, baskılarla değil, ilime ve bilime yaptığı nitelikli katkılarla anılması için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Geçtiğimiz hafta ‘Valiler Buluşması’ dolayısıyla 81 ilin valisiyle külliyede bir araya geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehr-i Ramazan’a ‘Merhaba’ dediğimiz 19 Şubat'ta ise ilk iftarımızı her zaman olduğu gibi yine şehit ailelerimizle yaptık. Şehit yakınlarımız, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların bizlere emanetidir. Bu emanetlere hakkıyla sahip çıkabilmek için son derece titiz ve hassas bir şekilde hareket ediyor, şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi ve şehit ailelerimizi müteessir edecek hiçbir girişime fırsat vermiyoruz. Şuna büyük bir memnuniyetle şahit oluyoruz: Şehit yakınlarımızla birlikte aziz milletimiz terörün kalıcı olarak bitmesi için yürüttüğümüz ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine sahip çıkıyor. Terörden beslenenlere, terörden rant devşirenlere rağmen süreç hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyor. Biz de meşru dairede kalmak, milletimizin hassasiyetlerine azami hürmet göstermek suretiyle inşallah, bu süreci menziline ulaştıracağız. Bu vesileyle ülkesi, milleti ve değerleri için gözünü kırpmadan can veren tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize ve şehit ailelerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Erdoğan, “20 Şubat'ta tanıtım programına iştirak ettiğimiz Cemre Vakfı’mızın kuruluşunun hayırlı olmasını temenni ediyorum. Cumartesi günü ise orucumuzu çiftçilerimizle birlikte İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde açtık. Bin bir emekle toprağa işleyen çiftçi kardeşlerimizle hem aynı sofrayı hem de yeni müjdelerimizi paylaştık. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini teşvik başta olmak üzere açıkladığımız tüm müjdelerimizin çiftçilerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bugünkü Kabine Toplantımızda da savunma, sağlık ve ticaret başta olmak üzere gündemimizdeki konuları masaya yatırdık. 20 Şubat'ta başlayan NATO'nun en büyük ve en kapsamlı tatbikatlarından biri olan Steadfast tatbikatı Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ulaştığı seviyeyi tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Tatbikatta devletimizi ve milletimizi gururla temsil eden askerlerimizi tebrik ediyor, Rabbim ayaklarına taş değdirmesin diyorum” dedi.
“Sağlık alanında ülkemizi nereden nereye getirdiğimizi 2002 öncesi yılları dönemi hatırlayan vatandaşlarımız çok iyi biliyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşlarımızın şikayetlerine de kulak vererek eksiklerimizi tamamlıyor, sağlık hizmetlerinin standardını yükseltmeye devam ediyoruz. Şu anda Türkiye genelinde 8 bin 310 Aile Sağlığı Merkezi, 335 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 973 Toplum Sağlığı Merkezi’miz var. Sadece son bir yılda 302 Aile Sağlığı Merkezi ile 71 Sağlıklı Hayat Merkezi’ni hizmete açtık. Birinci basamakta 30 bin aile hekimimiz vasıtasıyla insanımıza hizmet sunuyoruz. Bakınız, 2025 yılında ülkemiz genelindeki sağlık tesislerimizde toplam 1 milyar 24 milyonun üzerinde muayene yapıldı. Bunların yaklaşık 450 milyonu aile sağlığı, 21 milyonu ise sağlıklı hayat merkezlerinde gerçekleştirildi. Akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığın müsebbibi olan sigara tiryakiliğiyle mücadelede tavizsiz bir duruş sergiliyoruz. Açtığımız 784 yeni birimle sigara bırakma polikliniği sayımızı bin 349'a çıkardık. Ancak bu illetle başarılı mücadelede devletimizin gayretlerinin tek başına yeterli olması mümkün değil. Medyanın, sanatçıların, dijital mecraların ve ailelerimizin de bizlere destek olması, mücadeleyi sahiplenmesi lazım. Halkımızın sağlığını tehdit eden her türlü bağımlılıkla mücadelemizi aynı kararlılıkla devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle Kabinemizde aldığımız kararların ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
-